<_script /><_script />
Yazı Tahtası

Yazı Tahtası

Deneme Yazıları

Nitelikli Nüfus

6/11/2009

Genç nüfusu sürekli artırarak çoğalmak mı yoksa kaliteli bir yaşam sunabileceğimiz kadarıyla kalmak mı doğrusu? İki seçenek sunuyorum size. Biri cahil azınlıkların tercihi bir diğeri ise gelişmiş ülkelerin… Derin bir yargı oldu bu, aslında pek de iki seçenek sunmadım galiba.

Bir ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden biri de nüfus oranıdır. Ölüm oranları, doğum oranları, genç nüfusun genel nüfusa oranı vs. eğer sizin ülkenizin genç nüfusu fazla ise gelişmekte olan yani az gelişmiş ülkesiniz demektir. Bizim ülkemiz tam olarak bu sınıfta! Tamam bir çok konu var ama nedense bu konu gündeme geldi bu aralar, benim aklım almadı doğrusu daha fazla genç nüfusumuz olsun çoğalalım diyen biri acaba o nüfusun geleceğini planlayabildi mi de böyle düşünüyor?

Gelelim ülkemizde gençlere yönelik verilen imkanlara. Bizim ülkemizde eğitim sistemi üzerimize henüz oturmamış, sürekli değişen sınav sistemleri, müfredatlar var. Üniversitelerimizde araştırma-geliştirme imkanları oldukça kısıtlı, uygulamalar yeterli değil, kitaptan okuyarak mesleğini öğrenmeye çalışan bir genç nüfus, her şeyden önemlisi istediğimiz meslek seçimini bile yapmak çok zor, işverenin tercih ettiği kriterler ya torpilden geçiyor ya da sayılı üniversitelerden… istihdam sorunun bu kadar yoğun olduğu bir ülkede (ne kadar artmadı dense de ben hiç inanmıyorum)  genç nüfusu arttırmanın mantıklı hiçbir tarafını göremiyorum.

İyi bir alt yapı hazırlanmalı, gençlerin meslek seçimleri konusunda profösyoneller tarafından yönlendirilmesi ve her konuda çok daha bilinçlendirilmesi lazım. Bilinçlendirme çabasını gören var mı içinizde? Belki art niyetli düşünüyorum ama neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilen bir millet acaba bazılarının işlerini mi zorlaştırır? 

Ben hiçbir zaman bu kararı veren olamayacağım belki ama en azından yazabilirim herhalde! Ben olsam ülkenin geleceği için işe önce  nüfus artışını durdurmaktan başlardım. Belki sert bir ifade ama evet tam olarak buradan başlardım. Çok uzun vadeli bir plan olduğundan hemen uygulamaya geçmek gerek! Sonra eğitim sisteminin sürekli değişmesini durdururdum Dünya’da bir çok örnek var eğitim sistemiyle ilgili kendimiz madem beceremiyoruz, eğitimcileri alırdım karşıma bizim ülkemize uyarlanabilecek modellerden birini seçerdim ve kesinlikle ezbere ve sınava dayalı bir sistem değil, öğretip, eğitmeye dayalı bir sistem olmasına özen gösterirdim. Ülkenin geçmişini bilmeli yeni nesil, bilsin ki nereden gelip, nereye gittiğini teşhis edebilsin gerektiğinde de müdahale etsin. Sonra kendini tanısın kendisine ve ülkesine nasıl faydası dokunur, nasıl mutlu olur onu anlasın ve bu yönde kendini geliştirmeye imkan tanınsın. Nüfusu dengeledikçe ekonomide düzelir, kişi başına düşen milli gelir artar bu alım gücünü arttırır, bu üretimi, üretim arttıkça sanayileşme artar. yeni bir fabrika demek yeni iş gücü demektir istihdam sorununu da çözmeye başladık mı? evet başladık, ülke nüfusunun alım gücü var, kişi eğitimini istediği yönde alıyor yani halkım mutlu artık. Böyle bir uygulama olsaydı şayet, ben de emekli olabilip!! Bide üstüne biraz daha yaşarsam o zamanlar görebilirdim bu sonucu!

Tabi ki ben gelişmek, refah bir hayat yaşamak için tek koşul bu demiyorum sadece bunlardan birini söyledim, belki de en uzun vadede, en sancılı olanıydı bu. Kısa vadede yapılması gereken  o kadar çok şey var ki buna rağmen yapılmaması gerekenlerle uğraşıp duruyoruz ama yine de karamsar olmamak lazım, sanayi devrimini gerçekleştirirken imkan mı vardı, koşullar çok mu iyiydi?.

Bu konu çok uzar gider aslında!  Kıssadan hisse olarak; istediğimiz bu ülkenin kalkınması, milletin refahı, ayakta dimdik durabilmek ise; eğitimsiz, bilinçsiz, işsiz 100 kişi olacağımıza, ne yapmak istediğini bilen, yürekleri vatan sevgisiyle dolu, geleceği garanti altında 10 kişi olalım yeter…

 

Kütahya Ekspres,Nisan 2008

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »